<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Oyunculuk &#8211; Oyunculuk Kursu,  Oyunculuk Eğitimi, Tiyatro Kursu, Tiyatro Eğitimi, İstanbul, Ankara, İzmir</title>
	<atom:link href="https://oyunculuk.org/tag/oyunculuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oyunculuk.org</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Oct 2019 13:34:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.9.13</generator>
	<item>
		<title>Oyunculuk Eğitimi</title>
		<link>https://oyunculuk.org/oyuncu-egitimi/</link>
					<comments>https://oyunculuk.org/oyuncu-egitimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2013 15:39:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Oyunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Kursu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mvpthemes.com/braxton/?p=593</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Devlet Konservatuarı’nda yıllarca, oyunculuk dersleri vermiş olan Haldun Marlalı’dan oyuncu olmak isteyenlere mimik alıştırmaları yaparken dikkat edilmesi gereken uyarılar: •Eylem sırasında kendini göstermeye kalkarsan sanat alanının dışına çıkarsın! •Oyuncunun çalgısı kendi gövdesidir, gövdeni iyi kullan! •Kaslarını germe, yeterince gevşe! •Tüm davranışların uyumlu olsun! •Güzel yürü! •Duruşunda, adım atışında yapaylık olmasın! •Ayak uçların ne dışa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-890" src="https://oyunculuk.org/wp-content/uploads/2013/10/oyunculuk-egitimleri.jpg" alt="" width="660" height="400" srcset="https://oyunculuk.org/wp-content/uploads/2013/10/oyunculuk-egitimleri.jpg 660w, https://oyunculuk.org/wp-content/uploads/2013/10/oyunculuk-egitimleri-300x182.jpg 300w, https://oyunculuk.org/wp-content/uploads/2013/10/oyunculuk-egitimleri-400x242.jpg 400w, https://oyunculuk.org/wp-content/uploads/2013/10/oyunculuk-egitimleri-270x164.jpg 270w" sizes="(max-width: 660px) 100vw, 660px" />Ankara Devlet Konservatuarı’nda yıllarca, oyunculuk dersleri vermiş olan Haldun Marlalı’dan oyuncu olmak isteyenlere mimik alıştırmaları yaparken dikkat edilmesi gereken uyarılar:<br />
•Eylem sırasında kendini göstermeye kalkarsan sanat alanının dışına çıkarsın!<br />
•Oyuncunun çalgısı kendi gövdesidir, gövdeni iyi kullan!<br />
•Kaslarını germe, yeterince gevşe!<br />
•Tüm davranışların uyumlu olsun!<br />
•Güzel yürü!<br />
•Duruşunda, adım atışında yapaylık olmasın!<br />
•Ayak uçların ne dışa dönük olsun, ne de içeri baksın!<br />
•Yürürken dizlerini kır!<br />
•Yürürken, dururken, otururken karnını çıkarma!<br />
•Kambur durma!<br />
•Omuzlarını geriye atma!<br />
•Başın dik dursun, ama gergin olmasın!<br />
•İki kolunu da aynı yöne sallama!<br />
•Parmaklarını gevşek bırak!<br />
•El, kol, ayak hareketlerini denetle!<br />
•Düzgün otur!<br />
•Gözlerini gereğinden çok açma!<br />
•Yere bakma!<br />
•Havaya da bakma!<br />
•Gözlerini iyi kullan; bakışlarında canlılık, içtenlik olsun!<br />
•Sevincinde de, üzüntünde de içtenlikten ayrılma!<br />
•Alıştırmaları uygularken kendini zorlama! Bırak duyguların ve iç güdülerin seni yönetsin!<br />
•Yalnız duyman yetmez, duyduğunu seyirciye de duyurmak zorundasın!<br />
•Sahne üzerinde varolmayan donanımı, gereçleri gerçekte varmış gibi kullan!<br />
•Kendini durmadan incele, her hareketini denetle! Kendini eleştir!<br />
•Amacın, doğallık kazanmak olsun!<br />
•Doğallık kazanmak, sürekli çalışmayla olur!</p>
<p><a href="http://oyunculuk.org/oyunculuk-egitimleri/">OYUNCULUK EĞİTİMLERİ BAŞLIYOR.</a></p>
<p><img loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-772" src="http://oyunculuk.org/wp-content/uploads/2013/10/oyunculuk-egitimi-1.jpg" alt="oyunculuk-egitimi-1" width="586" height="270" /></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oyunculuk.org/oyuncu-egitimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ustaların Gözüyle Oyunculuk</title>
		<link>https://oyunculuk.org/ustalarin-gozuyle-oyunculuk/</link>
					<comments>https://oyunculuk.org/ustalarin-gozuyle-oyunculuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2013 11:46:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Kursu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mvpthemes.com/braxton/?p=587</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de son zamanlarda, gerek oyunculuğa, gerekse seslendirme ve dublaja artan ilginin sebeplerini ilk kez ustalar yorumluyor… Kendi dalında başarılı olmuş usta isimlerden Rüştü Asyalı, Altan Erkekli, Bülent Özveren, Sungun Babacan, Nuran Kutlubay ve Ali İpin sektörü ve sektördekileri değerlendirdi… İşte Ustaların Gözüyle Oyunculuk, Spikerlik &#8211; Sunuculuk, Seslendirme &#8211; Dublaj mesleği ve meslektekiler ile ilgili yorumlar&#8230; [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de son zamanlarda, gerek oyunculuğa, gerekse seslendirme ve dublaja artan ilginin sebeplerini ilk kez ustalar yorumluyor… Kendi dalında başarılı olmuş usta isimlerden Rüştü Asyalı, Altan Erkekli, Bülent Özveren, Sungun Babacan, Nuran Kutlubay ve Ali İpin sektörü ve sektördekileri değerlendirdi…</p>
<p>İşte Ustaların Gözüyle Oyunculuk, Spikerlik &#8211; Sunuculuk, Seslendirme &#8211; Dublaj mesleği ve meslektekiler ile ilgili yorumlar&#8230;</p>
<p>Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi mezunu olan Oyunculuk.Org&nbsp;yöneticisi Selin İnce, 1991 yılında kurdukları Akademinin kuruculuğunu Dilbilimci Levent İnce’nin yaptığını belirterek, ‘’Diksiyon, Spikerlik-Sunuculuk, Seslendirme ve Oyunculuk alanlarında eğitim veren okulumuzda Türkiye’nin en önemli isimleri hocalık yapıyor. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir okuluz.’’dedi</p>
<p>SELİN İNCE: ‘‘SUBAY &#8211; DOKTOR ÖĞRENCİLERİMİZ VAR!’’</p>
<p>Oyunculuk.Org öğrencilerinin çoğunun ciddi kurumlarda işe başladığını da belirten Selin İnce, ‘’Şu anda, NTV, CNN Türk, TRT, Kanal D, Show TV, Star TV, Fox TV gibi ulusal birçok televizyon kanalında, eğitim programlarımızı başarıyla tamamlamış, yüzlerce öğrencimiz spiker –sunucu ya da oyuncu olarak çalışmaktalar. Hatta şu anda oyunculuk eğitimimizi tamamlamış 3 öğrencimiz, Devlet Tiyatrolarında oyuncu olarak çalışmakta. Yine izlediğiniz birçok yabancı film, öğrencilerimiz tarafından seslendirilmekte. Her yaş grubundan öğrencilerimiz olmakla beraber, ağırlıklı olarak 18-30 yaş arası bu işi meslek olarak yapmak istiyor. Bu yaşlar bence de çok uygun yaş aralığı. İş yaşamına adım atmak isteyen gençler, eğlenceli ve kendilerinin de zevk alacağı meslek olarak görüyorlar bu meslekleri. Hatta bir yerde çalışırken, part-time olarak bile yapabilecekleri meslek grupları bunlar. Oyunculuk grubumuzda subay ve doktor öğrencilerimiz var. Bu öğrencilerimiz, bunu meslek olarak yapmak için değil, bireysel gelişimlerine katkıda bulunabilmek için programlara katılıyorlar. Şu anda birçok kesimden okulumuza gelenlerin ilgisi ağırlıklı olarak Diksiyon Bölümüne olmakla birlikte Spikerlik-Sunuculuk, Seslendirme ve Oyunculuk bölümlerine.</p>
<p>Okulumuza üst düzey bürokrattan, genel müdürlere, doktorlardan, avukatlara, öğretmenlerden, öğrencilere bugüne kadar binlerce öğrencimiz oldu. Hatta, şu anda televizyon kanallarında Spiker &#8211; Sunucu ya da oyuncu olan öğrencilerimiz, telaffuzundan emin olamadıkları sözcüklerle ilgili hocalarımızı arayıp, görüş alıyorlar. Ayrıca yayın imajında değişiklik yapacak olan televizyon kanalları 10-15 yıllık spikerleri için bizden, istedikleri imaja uygun özel eğitimler almaktalar.’’dedi</p>
<p>Eğitim kadrosunda, Rüştü ASYALI, Altan ERKEKLİ, Levent İNCE, Bülent ÖZVEREN, Özlem ERSÖNMEZ, Sungun BABACAN, Sezai AYDIN, Cevdet ARICILAR, Ali İPİN, Nuran KUTLUBAY, Müge ORUÇKAPTAN, Elçin TEMEL, Haluk CÖMERT, Uğur DEMİRPEHLİVAN gibi tamamı Devlet Tiyatroları Sanatçıları, TRT Spikerleri, Dilbilimci ve Seslendirme Sanatçılarından oluşmakta olanOyunculuk.Org hocaları oyunculuktan seslendirmeye, spikerlikten sunuculuğa her konu ile ilgili ilk kez konuştular…</p>
<p>RÜŞTÜ ASYALI, ‘’İYİ OYUNCU KENDİNİ SESLENDİRMELİ’’</p>
<p>Sektörün duayenlerinden,Oyunculuk.Org&#8217;nin hocalarından olan Rüştü Asyalı ilk kez sektör ile ilgili düşüncelerini belirtti. Asyalı, “Bizim mesleğin okullarından yetişmiş, usta-çırak disiplininden geçmiş genç ve yetenekli oyuncularımız var, ama yoldan geçerken, ahbap-çavuş ilişkisi sonucu türeyen “taslak oyuncular” da var. Her meslekte olması gerektiği gibi, bizim oyunculuk mesleğinde de yoluna baş koymak, emek ve zaman harcamak gibi olmazsa olmaz çabalar gereklidir. Emeksiz, çabasız hiçbir konuda mesleki donanıma kavuşulamaz; elbette, tiyatro, sinema oyunculuğunda da bu kural geçerli! Türkiye’de sinema çalışmalarının ilk yıllarında, şimdiki İstanbul Şehir Tiyatroları’nın oyuncuları filmlerde de oynamışlar, dolayısıyla sesli çekilen filmlerde konuştukları gibi, sessiz çekilen filmlerin seslendirmelerinde de kendilerini konuşturmuşlar. Ayrıca, ilk yılların tiyatrocu ekipleri, yurt dışından gelen yabancı filmlerin oyuncularını da Türkçe konuşturmuşlar. Gelgelelim, daha sonraki yıllarda gelişi güzel oluşan özensiz ve disiplinden uzak sinemacı ekipleri, kendi kafalarına ve keyiflerine göre oyuncular yaratmış; bu oyuncuları, seslendirmeci tiyatroculara konuşturtarak; filmi kurtarma yoluna gitmişler. Nedeni de şu! Sinema filminde sözüm ona oynattıkları kişiler, kendilerini ya da başkasını konuşacak bilgi ve beceriye sahip değillermiş! Durum böyle olunca, yıllarca şu çelişkiyi yaşattılar bize! Perdede gördüğüm oyuncudan mı etkileneceğim, yoksa sesini dinlediğim oyuncudan mı? Bu çelişki, seyirci olarak beni yapılan işe yabancılaştırmış, bu yarım yamalak yapımlardan soğutmuştur. Sonuç olarak, oyuncu dediğin, elbette kendi sesiyle oynamalı. Tersi, akla da mantığa da, işin kurallarına da terstir!” dedi.</p>
<p>ASYALI, ‘’TÜRKÇEMİZ ELDEN GİTMEKTEDİR’’</p>
<p>Devlet Tiyatroları Başrejisörü ve Seslendirme Sanatçısı Rüştü Asyalı, “Seslendirmesi yapılmış bir filmi dinlerken kulağıma gelen, bu işle uzaktan,yakından ilgisi,ilişkisi olmayan kişi ya da kişilerin ağzından çıkan itici ve acınası konuşmalar, beni, izlediğim filmden koparır. Sanmayın ki, seslendirme denemeyecek o konuşmaları yapan kişilere kızarım. Hayır!… Benim kızdığım ve kızacağım; sinema seyircilerine her zaman şikayet edeceğim kişiler, bu kendini ve haddini bilmez konuşmacılar değil, onlara filmlerde konuşma olanağı sağlayan seslendirme yönetmenleri ve film yapımcılarıdır. Bu gibi kişiler, sinema sanatına saygısı olmayan, ucuzcu, kolaycı, fırsatçılardır! Zaten, seyirci de bunlara göz yummakta ve “dur” dememektedir. Yani alan razı, satan razıdır; en önemli çelişki de budur! En korkuncu da böyle-böyle, güzelim Türkçemiz elden gitmektedir. Bu yüzden son yıllarda karamsarlığa düştüğüm oldu, oluyor; ama hiç umutsuzluğa düşmedim!’’şeklinde konuştu</p>
<p>ALTAN ERKEKLİ, ‘’İYİ OYUNCU İYİ İNSAN OLMALIDIR’’</p>
<p>Oyunculuk.Org hocalarından olan usta oyuncu Altan Erkekli de oyuncu meslektaşları ile ilgili şunları söyledi, ‘’İyi bir oyuncu olmak için öncelikle iyi insan olmak gerekiyor. Kendisiyle barışık olması gerekiyor insanın. Hayata karşı dört elle sarılmış bir insan olması gerekiyor. Gözlem yapması gerekiyor. Okuması, izlemesi gerekiyor. Yaşadığı ana tanıklık etmesi gerekiyor. Eğer, siz Afrika’da ağlayan bir annenin acısını, Rus steplerindeki bir zavallı hayvanın, yaralanmış bir hayvanın gözündeki yaşı, bir Kızılderilinin acısını hissedemezseniz, Türkiye’nin şu anda, 2009 yılında, aynı dünyanın her tarafındaki insanın duygusunu yüreğinizde hissedemezseniz; iyi bir insan, iyi bir oyuncu olma şansınız yok. İyi oyunculuk iyi insan olmaktan, evrensel duygu ve düşünceleri kendi içinizde bir demet haline getirmekten ibarettir. Birbirimizi görmeden iletişim kurmaya başlıyoruz. Chetleşme dedikleri olay, işte sanal alışverişler! Ama gidip bir domatesi pazarda, elleyip, domatesin kırmızılığını görüp, seçip, kokusunu hissedip öyle domatesi almak başka bir keyif verir. Hayatın devamlılığını verir. Burada arkadaşlarımız, 2,5-3 aylık süreç içince tiyatronun nasıl engin bir sanat dalı olduğunu öğreniyorlar. Yani, deneyimlerimizi aktarıyoruz biz arkadaşlarımıza. Yaşadıklarımızı aktarıyoruz. O yaşamdan onlar da süzgeçlerinden bir şey çekiyorlar. Altan abi’nin şu anlattıklarıyla, ben hayatın başka bir yolundan girebilirim. Oyuncu ve oyuncu adaylarının bunları göz önüne almaları gerekiyor. Yoksa çok kolay ya da çok hafife alınacak bir meslek değildir oyunculuk!” dedi.</p>
<p>NURAN KUTLUBAY, ‘’ BİRÇOK SPİKERDE DİKSİYON HATASI VAR’’</p>
<p>Yıllardır TRT spikerliği yapan şu andaOyunculuk.Org hocalarından Nuran Kutlubay, spikerlerin canlı yayınlarda ne yapacaklarını şaşırdıklarını belirterek, “ Birçoğunda aslında diksiyon hataları görüyorum. Ayrıca, aktarım ve ifade bozuklukları görüyorum. Özellikle, canlı yayınlarda yapılan röportajlarda, konuklu söyleşilerde doğru soruların sorulamadığını görüyorum. “Türkiye’de Allah habercileri sever” gibi, bir söz kullanacağım. Çünkü çok haber var ve biz bunları 2 gün geçmeden unutuyoruz adeta. “Hangi haber başa çıkacak? Hangi haber manşete gelecek?” Uzmanı getirecek, konuğu getirecek, onunla konuşacak. Spikerlerin okuduğu haberi en iyi şekilde aktarması gerekiyor ve o konuya ilişkin en iyi röportajı yapabilme yeteneğine sahip olması gerekiyor.” dedi.</p>
<p>Ustalardan BÜLENT ÖZVEREN ise meslektaşları ve meslektaş adayları ile ilgili şunları söyledi ‘‘Şöyle demekte yarar var sanıyorum, yeni meslektaşlarımızın amacı ne olursa olsun bir şeyi garantiye alıyor buradan, mezun olduğu anda artık Türkçeyi doğru ve düzgün konuşmaya başlıyor. Medyaya girebilir, bir radyo &#8211; televizyona girebilir ya da girmeyebilir, ama yarın çocuklarına doğru ve düzgün Türkçe öğretecek. En büyük avantaj bu bence. Bu işi yapacak olanların eğitim alıp mesleklerini icra etmeleri&#8230; Eğitim almadan yapanların sayısı her geçen gün artsa da mutlaka bu gibi eğitim okullarından yapacakları işin eğitimini almaları gerekiyor&#8230; Tabii, kim spiker olabilecek, ben derslerimde bunu anlatıyorum. En iyi, en farklı olan kazanacak. Yani, bir dönem diyelim 15 arkadaş eğitim alıyor. Bunun 15’i de başarılı oluyorlar. Sonra bir TV kanalı spiker istiyor. 15’i birden başvuruyor. İçlerinden muhtemelen biri alınacak. O kim olacak? En başarılı olan… En iyi olan, en farklı olan… Onu anlatıyorum ben gençlere. Fark yaratmaları gerekiyor. Burada aldıkları eğitim, doğru bir eğitim. Benden de, diğer hocalardan da. Ama kendi kendilerine üzerine katmaları gerekiyor. Kültürlerini alıştırıp, geliştirmeliler. Ben bir habere gitsem bu haberi nasıl verirdim, diye düşünmeleri gerekiyor. Hayali şeyler de yapmalılar ki, yarın böyle şans ortaya çıktığı zaman, ben hazırım, ben bunu yaparım demeliler.’’dedi.</p>
<p>Oyunculukta usta isimler arasında yer alan ALİ İPİN ise mesleği ile ilgili şunları söyledi: “Oyunculuk yapmak isteyenler ve yapanlar sadece ve sadece söz söylemekle oyunculuk yapılmayacağını bilmeliler. Tabii ki bütün bedeniyle, gözüyle, kaşıyla, kulaklarıyla, burnuyla, ağzıyla, parmaklarıyla, göbeğiyle. Bilmiyorum daha öncesinde dikkatini çekti mi? Gülmek ve ağlamakta insanın yüzünün aldığı şekil aynı. Oyuncu olarak düşündüğünüzde, gülmek de zordur, ağlamak da. Ama çalışa çalışa, senelerini vere vere, öğrene öğrene bu işlerin üstesinden gelebiliyorsunuz. Oyunculuk bir veya iki kare rol alarak olmaz. Her zaman meslektaşlarımızın kendisini geliştirmesi ve en iyi sonuca nasıl ulaşabilirim diye çabalamaları gerekiyor.’’dedi</p>
<p>Dünyanın önde gelen oyuncuları seslendiren SUNGUN BABACAN ise meslektaşları ve sektör ile ilgili ilk kez açıklamalar da bulundu,’’ İyi bir seslendirme kendini vererek olur. Yani, zaten belli bir donanımın olması gerekir. Ondan sonra filmin içine gideceksin. Konuştuğun adam olacaksın, kendini o sanıp o olacaksın. Bence yapılan en büyük hata, teklememeye çalışmak. Aman teklemedim demek. Halbuki istediğiniz kadar tekleme özgürlüğüne sahipsiniz. Önemli olan ekrana çıkan iştir. Aman şu repliği bir atlatayım kazasız belasız. Benden gitsin de nereye giderse gitsin, dediğiniz zaman olmaz. Replik bana geldi, şimdi göstereyim demek gerekir. Öncelikle düzgün Türkçe konuşmayı, daha sonra seslendirmede dikkat etmeleri gereken şeyler. Seslendirmenin incelikleri… Ayrıca, stüdyo uygulamalarıyla pratik yapmaları gerekiyor bu işi yapanların ve yapacakların. Ben 4.mızrakçıyla başlamıştım. Uzun yıllar 4.mızrakçıyı, ondan sonra 3,2,1, sonra prensleri konuşmaya başladım. Seslendirme ile iyi-kötü geçiniyoruz. (Gülerek) Mesela, ben sadece seslendirme yapıyorum. Eskiden seslendirme yönetmenliği yaptım, tiyatro deneyimim var. Uzun yıllar çevirmenlik yaptım. Ama, şimdi sadece kendimi, seslendirmeye kanalize ettim. Bu işe yeni girecek olanlar, kendilerini farklı alanlarda da geliştirmeliler. Seslendirme dediğin zaman, sadece film seslendirmesi yok. Yerli seslendirmesi olabilir, yabancı film seslendirmesi olabilir, belgesel olabilir, reklam seslendirmesi olabilir, tanıtımlar olabilir. Çizgi film olabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oyunculuk.org/ustalarin-gozuyle-oyunculuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anlatım Alıştırmaları</title>
		<link>https://oyunculuk.org/anlatim-alistirmalari/</link>
					<comments>https://oyunculuk.org/anlatim-alistirmalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2013 11:34:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiratlar]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Kursu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mvpthemes.com/braxton/?p=559</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Devlet Konservatuarı’nda yıllarca, oyunculuk dersleri vermiş olan Haldun Marlalı’dan oyuncu olmak isteyenlere ANLATIM ALIŞTIRMALARI yaparken dikkat edilmesi gereken uyarılar: · Doğru ve yeterli soluk al! · Tümceleri temiz bir sesle ve güzel bir tonlamayla oku! · Durakları gereğinden çok uzatma! · Vurgu yerlerini abartma! · Sesletimde tekdüzeliğe ve yapmacıklığadüşme! · Anlam olarak tümce sonlarında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Devlet Konservatuarı’nda yıllarca, oyunculuk dersleri vermiş olan Haldun Marlalı’dan oyuncu olmak isteyenlere ANLATIM ALIŞTIRMALARI yaparken dikkat edilmesi gereken uyarılar:<br />
· Doğru ve yeterli soluk al!<br />
· Tümceleri temiz bir sesle ve güzel bir tonlamayla oku!<br />
· Durakları gereğinden çok uzatma!<br />
· Vurgu yerlerini abartma!<br />
· Sesletimde tekdüzeliğe ve yapmacıklığadüşme!<br />
· Anlam olarak tümce sonlarında sesin havada kalmasın!<br />
· Tümce sonlarında ses düşmesin!<br />
· Gerilim, hız gereken tümcelerde sözlerini yuvarlama!<br />
· Sorularda, ünlemlerde, buyruklarda sesin yükseliş sınırını iyi sapta!<br />
· Aşırı bağırıp anlatımı bozma!<br />
· Gerektiğinden yavaş konuşup ilgiyi dağıtma!<br />
· Tümceleri sesletirken duygu kat!<br />
· Değişik duygular arasındaki ayrımı iyi belirt!<br />
· Hangi duygu içinde olursan ol, doğallıktan ayrılma!<br />
· Anlatımın etkili olsun! Ama aşırılıktan kaçın!<br />
· Soluk, ses, artikülasyon alıştırmalarını sürekli olarak çalış!<br />
· Duygularını geliştirmek, konuşmanda yumuşaklık ve esneklik sağlamak için, her gün düzenli olarak şiir oku!</p>
<p><img loading="lazy" class="alignnone size-full wp-image-762" src="http://oyunculuk.org/wp-content/uploads/2013/10/dramaturgi.jpg" alt="dramaturgi" width="586" height="270"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oyunculuk.org/anlatim-alistirmalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bize &#8220;Cebecililer&#8221; derlerdi!</title>
		<link>https://oyunculuk.org/ali-ipin-tiyatro-benim-icin-hayatin-ta-kendisi/</link>
					<comments>https://oyunculuk.org/ali-ipin-tiyatro-benim-icin-hayatin-ta-kendisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2013 10:06:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Seslendirme Sanatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema ve Tiyatro Sanatçıları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Kursu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mvpthemes.com/braxton/?p=620</guid>

					<description><![CDATA[Ali İpin yıllarını tiyatroya adamış başarılı bir sanatçı. Ankara’da doğan ve Ankara Cebeci Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olan sanatçı, şu an çalışmalarını İstanbul’da sürdürüyor. İstanbul camiasında, Ankaralı olmanın çok imrenilen ve aranılan bir özellik olduğunu ifade ediyor. İpin: “Ankara’da doğmuş bir sanatçı olarak açıkçası gurur duyuyorum. Hele hele Cebeci’deki Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olmuş bir sanatçı olmak, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ali İpin yıllarını tiyatroya adamış başarılı bir sanatçı. Ankara’da doğan ve Ankara Cebeci Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olan sanatçı, şu an çalışmalarını İstanbul’da sürdürüyor. İstanbul camiasında, Ankaralı olmanın çok imrenilen ve aranılan bir özellik olduğunu ifade ediyor. İpin: “Ankara’da doğmuş bir sanatçı olarak açıkçası gurur duyuyorum. Hele hele Cebeci’deki Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olmuş bir sanatçı olmak, açıkçası İstanbul gibi bir şehirde ayrı bir sükse, ayrı bir gurur kaynağı diyebilirim”. Ankara’ya yürekten bağlı olan Ali İpin’in tiyatroculuk serüveni, sıra dışı bir gelenekle, ailesi tarafından zorlanarak başlasa da, hayat tiyatro ile eş anlamlı olmuş İpin için. Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra, tiyatro yönetmenliği yapan, film ve dizilerde de rol alan İpin ile severleri için görüştük. …<br />
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?<br />
Ali İpin: 1955 yılında Ankara’da doğdum. İlk ve orta eğitimimi Ankara’da tamamladıktan sonra, babamın görevi nedeni ile İstanbul’a yerleştik ve lise öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. Lise bitince mimarlık eğitimi almak üzere Londra’ya gittim. Orada bir yıl kaldıktan sonra maddi nedenlerden dolayı yurda döndüm. Yani mimar olmak benim için hayal oldu. Amacım askerlikten sonra kendime bir iş kurmaktı. Ama ailemin zorlaması ile kendimi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü sınavlarında buldum. Enteresan değil mi? Genelde aileler bu tür eğitime karşı çıkarlar. “Ne olacaksın sanatçı olunca?” gibi muhalif sorular birbirini izler ve genelde de bu iş kaçak olarak sınava girerek sonuçlanır. Bende ise tam tersi oldu. Tiyatro eğitimimi tamamladıktan sonra da Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sanatçı olarak göreve başladım. 29 yıl Ankara’da hizmet verdikten sonra İstanbul Devlet Tiyatrosu’na tayin oldum, şimdi görevimi burada sürdürüyorum.<br />
Ankara’da doğmuş bir sanatçı olarak, sizde Ankara’nın nasıl bir anlamı var?<br />
Ali İpin: Ankara’da doğmuş bir sanatçı olarak açıkçası gurur duyuyorum. Hele hele Cebeci’deki Devlet Konservatuvarı’ndan mezun olmuş bir sanatçı olmak, açıkçası İstanbul gibi bir şehirde ayrı bir sükse, ayrı bir gurur kaynağı diyebilirim. Sohbetler esnasında nereden mezun olduğum sorulunca; “Ayıptır söylemesi Ankara Cebeci’den diyorum.” Bize zaten burada ‘Cebecililer’ diyorlar.<br />
Ankaralı olmak İstanbul’da çok imrenilen ve aranılan bir özellik açıkçası. Her ayın son pazartesi günü buradaki Ankaralılar, yani Ankaralı sanatçılar, sanat adamları Ortaköy Feriye Cafe’de buluşuyoruz. Bu buluşmada eskileri anıyor, sohbetler ediyoruz. Laf aramızda çok da kalabalığız. Ama ne diyeyim suyun başı burası, yani İstanbul olduğu için hepimiz buraya gelmişiz. Artık sonuna kadar buradayız, öyle görünüyor.<br />
Tiyatro sizin için ne anlam ifade ediyor?<br />
Ali İpin: Tiyatro benim için hayatın ta kendisi. Belki çok klasik bir cevap oldu ama, gerçekten bu böyle. Çevremde olan her olaya ben tiyatro gözü ile bakıyorum, ileride sahnede işime yarayabilir gözüyle bakıyorum. “Her anım gözlem ile geçiyor” diyebilirim. Beynim alabildiğini alıyor, alamadığını da mutlaka bir tarafa not ediyorum. Şimdiye kadar bu gözlemlerimin çok faydasını gördüm diyebilirim. Ben yaşadığım sürece de bu gözlemler devam edecek. Tiyatro sonu olmayan bir merdiven gibi, çık çık bitmiyor. “Ben artık oldum gidebileceğim bir yer kalmadı” diyebilecek bir tiyatro sanatçısı çıkacağını sanmıyorum.<br />
<img loading="lazy" class="alignleft wp-image-759 size-full" src="http://oyunculuk.org/wp-content/uploads/2013/10/ali-ipin.jpg" alt="ali-ipin" width="261" height="157">Oyunculuk dışında, yardımcı yönetmenlikte yaptınız. Yönetmenlik oyunculuktan farklı bir duygu olsa gerek. Yönetmenlik yaparken neler hissediyorsunuz?<br />
Ali İpin: Oyunculuk dışında, önce sayısını hatırlayamadığım yönetmen yardımcılıklarım ya da diğer bir deyimle asistanlıklarım oldu. Daha sonra da iki tane oyun yönettim. Birisi Ankara Oda Tiyatrosu’nda Raşit Çelikezer’in yazdığı “Bir Kuşluk Vakti’ adlı oyun idi. Sevgili Erol Kardeseci ve sevgili İhsan Sanıvar ile çalıştım. Çok çok güzel bir oyun ortaya çıktı. Daha sonra İstanbul’a gelince Cevat Fehmi Başkut’un ‘Harputta Bir Amerikalı’ adlı oyununu sahneledim. Ama açıkçası Ankara’da daha keyifli bir çalışma ortamı yakalamıştık. Ankara’da, İstanbul’da da olmasını arzu ettiğim güzel bir seyirci kitlesi vardı, bundan dolayı çok mutlu oldum. Yönetmen olunca insan bazen kendini sahneye atmak istiyor ve oyuncularla oynamak istiyor. Hele hele oyuncu kökenli bir yönetmen iseniz bu dayanılmaz bir hal alıyor… Ama yönetmenlik apayrı bir keyif. Bunun yanında arada oyun oynamak ise, bir oyuncu yönetmen için vazgeçilmez durum. Apayrı bir besin kaynağı.<br />
Tiyatro dışında Çocuklar Duymasın, Kurtlar Vadisi, Asmalı Konak gibi dizilerde yer aldınız. Tiyatroya göre sinemayı, dizi filmleri karşılaştırabilir misiniz?<br />
Ali İpin: Tiyatro dışında çeşitli TV dizilerinde ve filmlerde rol aldım. Tabii bu işlerde rol almam tiyatro sanatı ile bağlantılı. Bir yerde sahne üzerinde oyun oynarken fark ediliyorsunuz ya da keşfediliyorsunuz. Ondan sonra da teklifler peş peşe gelmeye başlıyor. Bu arada da bu tür işlerde görev almaya başlayınca sinemayı keşfetmeye başlıyorsunuz. Oradaki oyunculuğun inceliklerini kavramaya başlıyorsunuz, çünkü her iki oyunculuk arasında farklar var. Sinemada ya da TV oyunculuğunda daha ekonomik bir oyunculuk tarzı var. Yani tiyatrodaki kadar fazla tiyatral olmak gerekmiyor ama, duyguları yakalamak ve ona göre oynamak dediğimiz tekniğin altında gene de tiyatro yatıyor. Aslında şöyle açıklamak gerekirse; her iki oyunculuk tarzı da birbirini besliyor. Yalnız bir gerçek var ki, tiyatro sanatçıları, yani yıllarını tiyatroya vermiş kişiler sinema konusunda daha başarılılar. Bunun örneklerini Dünya’da da görmek mümkün, sinemada çok başarılı olan oyunculara bakarsak hemen hepsi tiyatro kökenli.<br />
2007’de sizi hangi çalışmalarda göreceğiz? Proje ve hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?<br />
Ali İpin: 2007 yılında çalışmaya başlayacağım bir sitcom dizisi var. Çok yakında çekimleri başlayacak, bunun haricinde Türker İnanoğlu’nun projesi olan bir müzikal tiyatro oyunu projesi var. Provalarına başladık, sanıyorum bu oyun ile turneler de yapacağız. Bunların haricindeOyunculuk.Org’nin İstanbul şubesinde dersler veriyorum. Yani gene Ankara kökenli bir kuruluş ile çalışmalarım devam ediyor.<br />
Dünyaya yeniden gelseniz, yine sanatçı olmayı mı tercih ederdiniz? Hayalinizde başka bir meslek var mıydı?<br />
Ali İpin: Dünyaya yeniden gelsem tekrar sanatçı olur muydum? Evet olurdum. Şu anda başka bir iş düşünmüyorum ama, bunun yanında mimarlık da hala düşündüğüm meslekler arasında. Ama mimarlık yaparsam yine tiyatroya yönelik çalışmalar yapardım. Sahne tasarımı gibi mesela…<br />
Sizin için başarı ne ifade ediyor?<br />
Ali İpin: Başarı çok güzel bir duygu, başarılı olduğunu hissetmek çok güzel bir duygu. Seyirci beğenisini bir şekilde ifade ediyor. Ne bileyim sokakta yürürken insanlar yolunuzu kesip bir gece önce seyrettikleri dizide sizden bahsediyorlar. Ne kadar çok sevdiklerini, beğendiklerini söylüyorlar. Bunlar çok hoş şeyler. Mesela geçen yıl Aliye dizisinde oynarken insanlar çevirip gerçek mesleğimin doktorluk olup olmadığını, hatta bu konuda eşleri ile bahse girdiklerini söylüyorlardı. Ben de doğal olarak bundan şu sonucu çıkarıyorum: Demek ki başarılı olmuşum ki insanlar beni canlandırdığım karakterin mesleği ile özdeşleştiriyorlar.<br />
Tabii buna benzer örnekleri çoğaltmak mümkün hemen her gün yepyeni bir tepki ile karşılaşıyorsunuz. Aradan yıllar geçse bile bir başka işten hatırlıyorlar. Ama beni en çok mutlu eden insanların beni mesleğim ile hatırlamaları, seyretmiş oldukları bir tiyatro oyunu ile hatırlamaları. Bu beni fazlası ile mutlu eden bir konu.</p>
<p><img loading="lazy" class="alignnone wp-image-756 size-full" src="http://oyunculuk.org/wp-content/uploads/2013/10/ali-ipin1.jpg" alt="ali-ipin1" width="586" height="270"><br />
ANKARA LIFE</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oyunculuk.org/ali-ipin-tiyatro-benim-icin-hayatin-ta-kendisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İstemem Eksik Olsun&#8221;</title>
		<link>https://oyunculuk.org/rustu-asyalinin-yorumuyla-istemem-eksik-olsun-tiradi/</link>
					<comments>https://oyunculuk.org/rustu-asyalinin-yorumuyla-istemem-eksik-olsun-tiradi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2013 09:41:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Tiratlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyunculuk Kursu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.mvpthemes.com/braxton/?p=606</guid>

					<description><![CDATA[“CYRANO DE BERGERAC” OYUNUNDAN (EDMOND ROSTAND) Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“CYRANO DE BERGERAC” OYUNUNDAN (EDMOND ROSTAND)<br />
Ne yapmak gerek peki?<br />
Sağlam bir arka mı bulmalıyım?<br />
Onu mu bellemeliyim?<br />
Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi<br />
Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?<br />
Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?<br />
İstemem!<br />
Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret?<br />
Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?<br />
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,<br />
Taklalar mı atmalıyım?<br />
İstemem! Eksik olsun!<br />
Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?<br />
Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?<br />
Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?<br />
İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret!<br />
Eksik olsun!<br />
Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli?<br />
Eleştiriden mi çekinmeli?<br />
“Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı?<br />
İstemem!<br />
İstemem! Eksik olsun!<br />
Korkmak, tükenmek, bitmek…<br />
Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.<br />
Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?<br />
İstemem! Eksik olsun!<br />
İstemem! Eksik olsun!<br />
Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek…<br />
Tek başına…<br />
Özgür olmak…<br />
Dünyaya kendi gözlerinle bakmak…<br />
Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak…<br />
Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak…<br />
Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,<br />
İsteyince Ay’a bile gidebilmek.<br />
Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.<br />
Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.<br />
Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.<br />
Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://player.vimeo.com/video/39139881?title=0&amp;byline=0&amp;portrait=0" width="600" height="337" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oyunculuk.org/rustu-asyalinin-yorumuyla-istemem-eksik-olsun-tiradi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
